Süt ve Yoğurt Seçim Rehberi
Süt ve yoğurt reyonu, market alışverişinin en sık tekrarlanan durağı olmasına rağmen çoğu zaman en az düşünülerek geçilen bölümdür. Oysa uygulanan ısıl işlem, yağ oranı, kıvam ve saklama koşulları hem damak tadınızı hem de mutfakta alacağınız sonucu doğrudan belirler.
Pastörize Süt ile UHT Süt Arasındaki Fark
Pastörize süt, yaklaşık 72 derecede kısa süre ısıtılıp hızla soğutulan üründür. Bu yöntem sütün tazeliğe yakın tadını korur, ancak ürünün üretimden tüketime kadar soğuk zincirde kalmasını zorunlu kılar. Raf ömrü genellikle birkaç günle sınırlıdır ve satın aldıktan sonra vakit kaybetmeden buzdolabına konması gerekir.
UHT süt ise 135 derecenin üzerinde yalnızca birkaç saniye süren bir işlemden geçirilir ve ışık geçirmeyen aseptik kutuya doldurulur. Açılmadığı sürece oda sıcaklığında uzun süre bekleyebilir. Kutu açıldıktan sonra ise sıradan bir taze süt gibi davranır; buzdolabına alınmalı ve birkaç gün içinde tüketilmelidir.
Hangisinin size uyduğu, alışveriş alışkanlığınıza bağlıdır. Haftada birkaç kez markete uğruyorsanız günlük süt seçenekleri işinizi görür. Evde stok bulundurmayı tercih ediyorsanız uzun ömürlü kutular daha az israfla sonuçlanır.
Yağ Oranı Neyi Değiştirir?
Marketteki sütler genellikle tam yağlı, yarım yağlı ve yağsız olarak ayrılır. Tam yağlı ürünlerde yağ oranı yüzde 3 dolayındayken, yarım yağlı seçeneklerde bu değer yaklaşık yarıya iner. Yağsız sütlerde ise oran iyice düşürülür ve içim daha ince, daha az dolgun bir hale gelir.
Yağ oranı yalnızca kalori meselesi değildir. A ve D gibi yağda çözünen vitaminler sütün yağ kısmında bulunduğundan, yağı azaltılmış ürünlerde bu vitaminler geriler. Bazı markalar söz konusu vitaminleri yeniden ekler ve bunu ambalajda belirtir; etikete bakarak durumu kolayca görebilirsiniz.
Sütü içtikten sonra şişkinlik yaşayanlar için laktozu enzimle parçalanmış ürünler bulunur. Bu sütler hafif tatlımsı bir tada sahiptir çünkü laktoz daha basit şekerlere ayrılmıştır. Şikâyetleriniz devam ediyorsa nedenini kendi başınıza belirlemek yerine bir hekime danışmanız yerinde olur.
Yoğurtta Kıvam ve Çeşit Seçimi
Yoğurt, sütün laktik asit bakterileriyle fermente edilmesiyle elde edilir. Geleneksel kültürler sütün şekerini aside çevirir, bu da hem kıvamı hem de o bilindik ekşimsi tadı oluşturur. Kabında mayalanan kaseli yoğurtlarda ise fermantasyon doğrudan ambalajın içinde tamamlanır.
Süzme yoğurtta suyun bir bölümü alındığı için doku daha yoğun, protein miktarı ise aynı porsiyonda daha yüksektir. Kaşıkta dimdik duran bu ürünler soslar ve kahvaltılıklar için elverişlidir. Sulu kıvamlı klasik yoğurtlar ise çorbaya, ayrana ve yemek terbiyesine daha kolay uyum sağlar.
Meyveli ve aromalı çeşitlerde tat, çoğunlukla ilave şekerden gelir. Sade yoğurt alıp üzerine taze meyve eklerseniz, hem şeker miktarını kendiniz belirlersiniz hem de genellikle daha hesaplı bir seçim yapmış olursunuz.
Etiketi Doğru Okumak
İçindekiler listesi en hızlı yol göstericidir. Sade bir yoğurtta sütten ve kültürden başka bir şey aramanıza gerek yoktur. Listenin uzaması, ürüne kıvam artırıcı ya da tatlandırıcı eklendiği anlamına gelir; bu her zaman kötü değildir ama ne aldığınızı bilmenizi sağlar.
Besin değeri tablolarını karşılaştırırken aynı ölçüyü kullanmaya dikkat edin. Bir ürün 100 gram, diğeri tek porsiyon üzerinden bilgi veriyorsa sayılar yanıltıcı görünebilir. Aynı temele indirdiğinizde protein, şeker ve yağ farkları çok daha net ortaya çıkar.
Ambalajdaki tarih ifadesi de önemlidir. Son tüketim tarihi geçen ürünler tüketilmemeli, tavsiye edilen tüketim tarihi ise daha çok kalite ve tat için bir sınır belirtir. Kokusu, görüntüsü ya da kıvamı değişmiş bir ürünü tarihine bakmadan elemek en güvenli yaklaşımdır.
Saklama Koşulları ve Mutfakta Kullanım
Süt ürünlerinin yeri buzdolabının kapağı değil, iç rafıdır. Kapak her açılışta ısınıp soğuduğu için sıcaklık orada dalgalanır. Dolabın 4 derece dolayında tutulması, açılmış kutuların ağzının kapalı kalması ve ürünlerin kokulu yiyeceklerden uzak durması tazeliği belirgin biçimde uzatır.
Yoğurdu sıcak yemeğe eklerken kesilme sorunu yaşamamak için kısık ateşte çalışmak gerekir. Yoğurdu biraz unla ya da yumurta sarısıyla çırpıp yemeğin suyundan azar azar ekleyerek ısıtmak, dokusunun bozulmadan sosla bütünleşmesini sağlar.
Sofrayı bir bütün olarak düşünürseniz alışveriş de kolaylaşır. Kahvaltıda peynir ile tamamlanan bir düzen kurup haftalık tüketim hızınızı gözlemleyin. Ne kadar aldığınızı ve ne kadarını bitirdiğinizi bilmek, hem israfı hem gereksiz harcamayı azaltır.
No Comment! Be the first one.