Duş Jeli ve Vücut Nemlendirici Seçimi
Vücut bakımı çoğu kişide yüz bakımının gerisinde kalır; oysa cildin en geniş bölümü yüzün dışında kalan alandır. Kışın bacaklarda beliren kuruluk, duş sonrası gerginlik hissi ve kaşıntı genellikle bir cilt hastalığından değil, yanlış ürün ve yanlış duş alışkanlığından kaynaklanır. Doğru duş jeli ile doğru zamanda uygulanan bir nemlendirici, bu şikâyetlerin büyük bölümünü birkaç hafta içinde ortadan kaldırır.
Sabun ile Duş Jeli Arasındaki Fark
Klasik kalıp sabunların pH değeri yüksektir ve cildin doğal asit mantosunu bozar. Bu yüzden duş sonrası ortaya çıkan o “tertemiz” gerginlik hissi, aslında koruyucu tabakanın zayıfladığının işaretidir.
Duş jelleri genellikle cildin doğal pH aralığına yakın üretilir ve nemlendirici bileşenler içerir. Kuru ve hassas ciltlerde “sabunsuz” ya da “sindet” olarak tanımlanan formüller daha uygundur.
Bol köpük, temizleme gücünün göstergesi değildir. Yoğun köpüren ürünlerdeki sülfatlı yüzey aktif maddeler yağı fazlaca alır; günlük kullanımda daha yumuşak formüller tercih edilmelidir. Seçenekleri duş jeli kategorisinde inceleyebilirsiniz.
Cilt Tipine Göre Ürün Seçimi
Kuru ciltlerde gliserin, shea yağı ve üre içeren yoğun formüller iyi sonuç verir. Bu ürünler daha az köpürür ama duş sonrası nem kaybını belirgin biçimde azaltır.
Yağlı ciltlerde ise hafif dokulu, jel yapıda ürünler yeterlidir. Sırt ve göğüs bölgesinde sivilce sorunu yaşayanlar için salisilik asit içeren vücut şampuanları haftada birkaç kez kullanılabilir.
Hassas ciltlerde koku ve renklendirici en sık tahriş nedenidir. Parfümsüz ürünler ilk bakışta cazip görünmese de kaşıntı ve kızarıklık şikâyeti olanlarda fark yaratan tek değişiklik çoğu zaman budur.
Ürünü değiştirdikten sonra sonucu değerlendirmek için en az iki hafta beklemek gerekir. Cildin yeni bir formüle uyum sağlaması zaman alır; birkaç günde karar vermek, işe yarayacak bir ürünü erkenden elemekle sonuçlanabilir.
Duş Alışkanlıkları
Uzun ve çok sıcak duş, cildi kurutan en büyük etkendir. Sıcak su yağ tabakasını çözer; on dakikayı aşan duşlarda bu kayıp belirginleşir. Ilık su ve kısa duş, hiçbir ürünün sağlayamayacağı bir koruma sunar.
Ürünü tüm vücuda sürmek de gereksizdir. Yağ bezlerinin yoğun olduğu bölgeler dışında, örneğin kollar ve bacaklarda, suyla durulamak çoğu gün yeterlidir.
Duş sonrası banyoyu havalandırmak da cilt sağlığının dolaylı bir parçasıdır. Sürekli nemli kalan banyoda oluşan küf, hassas ciltlerde kaşıntı ve solunum şikâyetlerini tetikleyebilir.
Lif ve keseler haftada bir iki kez kullanılmalıdır. Her gün ovalanan cilt, koruyucu tabakasını sürekli kaybettiği için daha kolay kızarır. Peeling ürünleri için vücut peelingi kategorisine bakılabilir.
Nemlendiricinin Doğru Zamanı
Vücut nemlendiricisinin etkisini belirleyen en önemli faktör, uygulama zamanıdır. Duştan çıktıktan sonraki üç beş dakika içinde, cilt hâlâ hafif nemliyken sürülen ürün, o nemi cildin içinde hapseder.
Tamamen kurumuş cilde uygulanan aynı ürün yalnızca yüzeyde kalır. Bu nedenle havluyu ovalamak yerine hafifçe bastırarak kurulanmak ve hemen ardından nemlendirici sürmek gerekir.
Losyonlar hafiftir ve yazın uygundur; kremler daha yoğundur; vücut yağları ise en kalın koruma tabakasını oluşturur. Kışın ürün dokusunu bir kademe yoğunlaştırmak çoğu ciltte yeterli olur. Ürünler için vücut bakımı kategorisi incelenebilir.
Sık Yapılan Hatalar
Yalnızca kuruluk hissedildiğinde nemlendirici sürmek, sorunu geçici olarak örter. Düzenli uygulama, cildin bariyerini onardığı için birkaç hafta içinde ihtiyacın kendisini azaltır.
El ve ayak gibi bölgeler çoğu zaman atlanır. Oysa bu bölgelerde yağ bezi sayısı azdır ve çatlama en çok burada görülür; akşam yatmadan önce daha yoğun bir ürün uygulamak hızlı sonuç verir.
Kaliteli bir ürünün pahalı olması gerekmez. Etiketteki içerik listesi, ambalajdaki iddialardan daha bilgilendiricidir; ilk beş sırada nemlendirici bileşenlerin bulunması iyi bir göstergedir.
No Comment! Be the first one.