Ağız ve Diş Bakımı: Doğru Fırça ve Rutin
Diş fırçalamak günlük hayatın en otomatik hareketlerinden biridir; tam da bu yüzden yıllarca yanlış yapılıp fark edilmeyebilir. Çoğu kişi fırçasını raftaki ilk üründen seçer, macununu ambalajdaki vaade göre alır, süreyi duşun hızına bırakır. Oysa sonucu belirleyen şey ürünün iddiası değil, kıl sertliğinden fırçalama sırasına uzanan küçük ayrıntılardır. Fırçanın kıl sertliği, macun etiketindeki birkaç satır ve rutinin atlanan basamakları; asıl fark bu üç yerde saklıdır.
Kıl Sertliği ve Baş Ölçüsü: Sert Fırça Daha İyi Temizlemez
Fırça seçiminin ilk kuralı sezgiye terstir: sert kıl daha iyi temizlemez. Hekimlerin yaygın olarak önerdiği seçenek yumuşak kıllı fırçalardır; sert kıl, plağı daha iyi almadığı gibi diş etini ve dişin boyun bölgesini yıpratır, uzun vadede diş eti çekilmesine ve hassasiyete zemin hazırlar. İkinci ölçüt baş boyudur: en arkadaki azı dişinin arka yüzüne ulaşabilen küçük başlı bir fırça, geniş başlı olandan daha çok iş görür. Kıl uçlarının yuvarlatılmış olması da ambalajda aranmalıdır.
Sap tasarımı çoğu zaman göz ardı edilir; oysa ıslak elle kaymayan bir sap, doğru fırçalama açısını korumayı kolaylaştırır. Amaç, kılların diş eti ile diş arasındaki çizgiye kırk beş derecelik açıyla yerleşmesidir. Farklı sertlik ve baş ölçülerini diş fırçası kategorisinde karşılaştırabilirsiniz.
Elektrikli mi Manuel mi? Kararı Alışkanlıklarınız Verir
Elektrikli fırçanın katkısı çoğu zaman motorundan çok, kullanıcıyı disipline eden işlevlerinden gelir. İki dakikalık zamanlayıcı, otuz saniyede bir bölge değiştirmeyi hatırlatan duraklama ve basınç sensörü tekniği düzeltmeye yardımcı olur. Sert bastırma alışkanlığı olanlar için basınç sensörü tek başına yeterli gerekçedir. Pille çalışan titreşimli modellerle şarjlı modelleri karıştırmamak gerekir.
Yedek başlığın bulunabilirliği de hesaba katılmalıdır; başlığı kolay temin edilemeyen cihaz birkaç ay sonra rafta kalır. Elektrikli fırça, el becerisi kısıtlı olanlar ile ortodontik tel veya protez kullananlar için belirgin kolaylık sağlar. Ancak yanlış teknikle manuelden iyi sonuç vermez: cihazı diş yüzeyinde ileri geri sürtmek yerine her dişte birkaç saniye bekletmek gerekir.
Macun Etiketinde Gerçekten Neye Bakılır?
Macunda belirleyici bileşen florürdür; yetişkin ürünlerinin çoğunda oran ambalajda ppm olarak yazar ve milyonda bin ile bin beş yüz arasında değişir. Çocuklarda kullanılacak macun miktarı yaşa göre belirlenir; uygun florür oranını diş hekimine danışarak netleştirmek gerekir. Etiketteki bir diğer ayrıntı aşındırıcılıktır: yüksek aşındırıcılığa sahip beyazlatıcı macunlar yüzey lekesini açar, dişin doğal rengini kalıcı biçimde değiştirmez ve her gün kullanıldığında mineyi yorabilir.
Soğuk ve sıcakla zonklayan dişler için üretilen hassasiyet macunları etkisini birkaç haftalık düzenli kullanımdan sonra gösterir; bir günde sonuç beklemek yanılgıdır. Seçenekleri diş macunu kategorisinde inceleyebilir, süregelen bir şikâyetiniz varsa tercihi diş hekiminizle birlikte yapabilirsiniz.
Fırçanın Ulaşamadığı Yüzeyler
Bir dişin beş yüzeyi vardır, fırça bunların yalnızca üçüne ulaşır. Çürüklerin ve diş eti sorunlarının önemli bölümü, fırçanın giremediği ara yüzlerde başlar. Diş ipini dişler arasına testere gibi indirmek yerine, her dişin yan yüzeyine C harfi biçiminde sarıp aşağı yukarı sıvazlamak gerekir. Aralık genişse ara yüz fırçaları ipten daha rahat ve etkilidir.
Gargara, fırçanın ve ipin yerini tutmaz; onların üzerine eklenen bir katmandır. Florürlü çalkalama suları ek koruma sağlar; antiseptik içerikli olanlar ise sınırlı süre ve hekim önerisiyle kullanılmalıdır. Ara yüz ürünlerini diş ipi ve kürdanı, tamamlayıcıları ise ağız çalkalama suyu kategorisinde bulabilirsiniz.
Rutin: Sıra, Süre ve Fırçanın Ömrü
Günde iki kez, ikişer dakika üzerinde uzlaşılmış ölçüdür; ağzı dört bölgeye ayırıp her birine otuz saniye vermek süreyi sayaçsız dengeler. En sık yapılan hatalardan biri, fırçalama sonrası ağzı bol suyla çalkalamaktır: bu, mineye yeni sürülen florürü yıkar. Turunçgil veya gazlı içecek sonrası hemen fırçalamak da yumuşamış mineyi aşındırır; yarım saat beklenmelidir.
Fırçanın ömrü de rutinin parçasıdır: kıllar yayılmaya başladığında ya da üç ayda bir yenilenmelidir; ateşli bir hastalık sonrasında da değiştirilmesi önerilir. Yıkandıktan sonra dik ve havalanan bir yerde kurutulmalı, nemli kapalı kutularda saklanmamalıdır. Özetle: yumuşak kıllı ve küçük başlı bir fırça, size uygun bir macun, günde bir kez ara yüz temizliği ve doğru zamanlama. Dördü birden yerleştiğinde ağız bakımı, düzenli hekim kontrolüyle birlikte kalıcı bir alışkanlığa dönüşür.
No Comment! Be the first one.